BEBEKLERİN BULUNDUĞU ORTAMIN DÜZENLENMESİ

Bebeklerin bulunduğu ortamın ısısı nasıl olmalıdır?

Bebeklerin fizyolojileri, vücut ısıları ve bu ısının kontrol mekanizmaları birbirinden farklıdır. Ayrıca ülkeler ve bölgeler arasında iklim ve ısı farkları mevcuttur. Bu nedenle tüm bebekleri kapsayacak ideal ortam ısısı tanımlamak zordur. Zamanında doğmuş sağlıklı bebekler için ortam ısısının 20-22 0C olması uygun görünmektedir. Zamanından önce doğmuş veya hasta bebekler farklı ortam ısısına ihtiyaç duyabilirler. Bu nedenle her bebek kendi şartları içinde değerlendirilmelidir.

Yüksek veya düşük ortam ısısı bebekleri nasıl etkiler?

Bebeğin bulunduğu ortam ısısının çok yüksek veya çok düşük olması önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. Ebeveynler bir yandan ortam ısısının uygun olmasına, diğer yandan bebeğin ortam ısısına uygun olarak giydirilmesine dikkat etmelidir.

Yüksek ortam ısısının en önemli yan etkileri bebekte aşırı terleme, sıvı kaybı ve isilik gelişimidir. Sıcak ortamlarda bebekler daha fazla uyumaya eğilimli olurlar. Zor uyandırılma, isteksiz veya yetersiz beslenme ve kan şekeri düşüklüğü gibi problemler bu bebeklerde daha sıktır. Çalışmalar yüksek ortam ısısının ani bebek ölümü (beşik ölümü) riskinde artışa neden olduğunu göstermektedir.

Isınan havada nem oranı azalır. Kuru hava bebeklerin solunum yollarında kuruma, iç duvar mukozasında şişme ve solunum yollarında daralmaya neden olur. Sonuçta aşırı sıcak ortamda bebeğin nefes alması güçleşir.

Ortam ısısı düşük olduğunda bebekler genellikle huzursuzdur, derin uykuya dalamazlar ve rahat uyuyamazlar. Ayrıca bu bebeklerde aktivite ve emmede azalma, beslenme problemleri, kan şekeri düşüklüğü ve yeterli tartı alamama gibi sorunlar görülebilir.

Oda termometresi kullanmak yararlı mıdır?

Ortam ısısının takibi için bebeğin bulunduğu odada oda termometresi bulundurulması yararlıdır.

Ebeveynler bebeklerinin üşüyüp üşümediğini nasıl anlayabilirler?

Bebeğin vücut ısısı belirli aralıklarla kontrol edilmelidir. İlk aylarda anne ile bebeğin aynı odada bulunması bu kontrolleri kolaylaştırır.

Ebeveynler sıklıkla bebeklerinin üşümesinden endişelenirler. Bu amaçla el ve ayaklarına dokunarak bebeklerinin vücut ısısı hakkında karar vermeye çalışırlar. Bu sık yapılan bir hatadır. Bebeklerin el ve ayakları genellikle diğer vücut bölgelerine göre daha soğuktur ve bu durum normaldir. El ve ayakların ısısına göre karar verilmesi bebeğin üşüyor kabul edilip aşırı giydirilmesine neden olur. Bebeğin vücut ısısının kontrolü için en uygun bölgeler karın, boynun arka kısmı (ense) ve sırttır. Bu bölgelerden yapılan kontrolde vücut ısısının düşük olduğuna karar verildiğinde kıyafetleri bir kat artırılabilir. Aksine bebeğin cildi sıcak, nemli veya terli ise kıyafetleri bir kat azaltılabilir.

Bebeklerin vücut ısısını korumak için şapka, bere, örtü veya yorgan gibi aksesuarlar kullanılmalı mıdır?

Ortam ısısı uygun olmak koşulu ile sağlıklı bir bebeğe kapalı ortamlarda şapka, bere veya başlık takılmasına gerek yoktur.

Yatak örtüleri, battaniye ve yorganlar bebeğin başını kapatıp nefes almalarını güçleştirerek ani bebek ölümü riskinde artışa neden olabilirler. Bu risk bir yaş altında ve bebeğin hareketine engel olacak ağırlıktaki yorgan ve örtülerde en fazladır. Bu nedenle özellikle bir yaş altındaki bebeklerde vücut ısısının korunması için yorgan veya örtü kullanılması önerilmez. Ortam ısısı düşük olduğunda vücut ısısının korunması için bebek tulumları tercih edilebilir. Uygun ebatlarda tulumlar hem hareket kolaylığı sağlar hem de solunum yollarını kapatma riski düşüktür. Yatak örtüsü veya battaniye kullanılmak zorunda olunduğunda boğulma riskini azaltmak için omuzdan daha aşağıda kalacak şekilde örtülmesine ve ayak tarafından sabitlenmesine dikkat edilmelidir.

Vücut ısısının sabit olarak korunması için bebeğe giydirilen kıyafetler uygun seçilmelidir. Bebeğin vücuduna dar gelen kıyafetler ısı artışı ve terlemeye yol açarken, çok bol kıyafetler ısı kaybı ve üşümeye neden olabilir. Ayrıca iklim ve ortam ısısına bağlı olarak giydirilen kıyafetlerin üretildiği malzeme ve ısı geçirgenlik özelliğine de dikkat edilmelidir.

Ortam ısısısın düzenlenmesi için bebek odasında ısıtıcı ve soğutucular kullanılabilir mi?

Çok sıcak günlerde bebeğin bulunduğu odada perde ve panjurlar kapatılıp bir pencere açılarak ortam serinletilebilir. Ortam ısısı yüksek olduğunda odayı soğutmak ve havalandırmak için klima veya fan kullanılabilir. Bu durumda cihazdan gelen havanın doğrudan bebeğin üzerine gelmemesine dikkat edilmelidir. Bebek karyolasının çevresindeki örtüler sıcak havanın karyola içerisinde hapsolmasına neden olabilir. Bu nedenle bebek karyolasının kenarında sadece korkuluk bulunmasına veya varsa karyola kenarlarını kapatan örtünün hava geçirir özellikte olmasına dikkat edilmelidir.

Ortam ısısı düşük olduğunda bebek karyolasından uzak olmak koşulu ile radyatör veya ısıtıcılar ile bebeğin bulunduğu oda ısıtılabilir. Ancak bebek yatağına asla sıcak su şişesi veya elektrikli battaniye koyulmamalıdır.

Bebeğin bulunduğu ortamın nem oranı nasıl olmalıdır?

Bebek odasının nem oranının %50 (45-55) civarında olması önerilir. Oda havasının aşırı kuru olduğu durumlarda nem oranını artırmak için ısıtıcı veya radyatör üzerine su kabı veya ıslak havlu koyulabilir. Aşırı nem bazı sorunlara neden olacağından özel durumlar dışında buhar makinelerinin kullanımı önerilmez.

Doç. Dr. M. Şükrü PAKSU

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı

DİSLEKSİ İLE İLGİLİ YANLIŞ İNANIŞLAR

  • Okumayı öğrenemiyorsa zeka problemi vardır: Okumanın öğrenilmesi için eğitilebilir düzeyde zeka yeterlidir. Disleksiye sahip bireyler okumayı öğrenmekte zorluk yaşamalarına rağmen zekâları normal ya da normalin üzerindedir.
  • Disleksi bir hastalıktır. Disleksi bir hastalık olmayıp nörolojik kaynaklı bir öğrenme farklılığıdır. Bu kişilerin öğrenme mekanizmaları diğer insanlardan farklıdır. Zorluk bu farklılıktan kaynaklanmaktadır.
  • Disleksi ilaç ile tedavi edilebilir. Disleksi bir hastalık olmadığı için ilaç ile tedavisi yoktur.
  • Disleksiye sahip olanlar okumayı öğrenemez. Disleksi bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksiye sahip bireyler okumayı öğrenmekte yaşıtlarına kıyasla zorluk yaşayabilirler. Bu çocukların sadece okumayı öğrenme hızları yavaştır. Standart eğitimle yaşıtlarından biraz daha geç, özel eğitim ve motivasyonla onlar kadar hızlı öğrenebilirler.
  • Disleksi çok nadir bir durumdur. Disleksi sıklığı ülkeden ülkeye değişmekle birlikte ortalama her 10 kişiden birini etkileyen yaygın bir durumdur.
  • Disleksi okul döneminde ortaya çıkar. Disleksi doğumsal bir olaydır. Öğrenme güçlüğü doğumdan itibaren vardır. Ancak bulgular öğrenmenin daha objektif ölçüldüğü okul döneminde belirgin hale gelir.
  • Disleksi yaşla birlikte düzelir veya kaybolur. Disleksi yaşam boyu sürer. Disleksiye sahip bireylerin bir kısmı eğitim hayatına devam etmemektedir. Diğerleri ise okul dönemi sonrası öğrenme güçlüğünün kendisini daha az etkileyeceği alanlara yönelmektedir. Bu da disleksi bulgularının yetişkinlerde daha az görüldüğü izlenimine yol açmaktadır. Disleksiye sahip bireylerin büyük bir kısmı ise tanı almadan yaşamını sürdürmektedir.
Doç. Dr. M. Şükrü PAKSU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı

DİSLEKSİYE SAHİP KİŞİLER AYNI ZAMANDA HİPERAKTİF MİDİR?

Disleksiye sahip kişilerin bir kısmında aynı zamanda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) da bulunabilir. Özellikle çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bulguları daha belirgin olduğundan öncelikle bu tanıyı alırlar ve disleksi sıklıkla gözden kaçar. Her iki durumun birlikte olması öğrenmeyi daha da zorlaştırır. Bu çocukların başarısız olma ihtimali ve başarısızlık düzeyi daha fazladır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite tedavisi ile diğer sorunlar azalmasına karşın öğrenme bozukluğu sıklıkla devam eder. Bu çocuklarda eğitim başarısı için Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite tedavisi ile eş zamanlı olarak disleksiye yönelik eğitim ve destekleyici yöntemlerden yararlanılmalıdır.

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNE (DİSLEKSİ) SAHİP BİREYLER HİÇ Mİ ÖĞRENEMEZLER?

Öğrenme güçlüğü tanımlaması ebeveyn ve öğretmenleri yanıltmamalıdır. Özel öğrenme güçlüğü (disleksi) bir öğrenme farklılığıdır. Bu bireylerde zor öğrenmenin nedeni onların aptal veya tembel olmaları değil öğrenme mekanizmalarının farklı oluşudur.

Öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin temel özelliği normal ya da normalin üzerinde zekâya sahip olmalarıdır. Bu kişilerin bir kısmı bazı alanlarda özel yeteneklere de sahiptir.  Erken tanı ve doğru eğitim yöntemleri ile bu bireyler akademik ve sosyal hayatta önemli başarılar elde edebilirler.

Doç. Dr. M. Şükrü PAKSU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ (DİSLEKSİ) BULGULARI NELERDİR VE NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

Özel öğrenme güçlüğü doğumsal bir durumdur. Öğrenme zorluğu doğumdan itibaren vardır ve yaşam boyu devam eder. Ancak akademik becerilerin test edildiği okul döneminde daha belirgin hale gelir.

Özel öğrenme güçlüğü bulguları yaşa ve güçlüğünün türüne göre değişkenlik gösterir.

 Okuma güçlüğü (disleksi) bulguları nelerdir?

  • Alfabeyi öğrenmekte yaşıtlarına göre zorlanmıştır
  • Okumayı yaşıtlarına göre daha geç öğrenmiştir / öğrenememiştir
  • Bazı harflerin hangi sesi ifade ettiğini (harfin şekli ile sesini birleştirme) öğrenmekte veya hatırlamakta zorlanır
  • Okumaya karşı isteksizdir / okumaktan hoşlanmaz / okuma çalışmalarından çabuk sıkılır, yorulur
  • Okuma hızı ve becerisi yönünden yaşıtlarının gerisindedir
  • Bazı harf veya rakamları sıklıkla birbirine karıştırır (b ile d ve p, n ile u veya m, noktalı harfler ile noktasız harfleri, B veya E harfleri ile 3 rakamını, 6 ile 9, 3 ile 8 rakamlarını gibi)
  • Heceleyerek okur
  • Okurken sık sık takılır, hece ve kelimeleri tekrarlar
  • Okuma sırasında harf, hece veya kelime atlar
  • Okuma sırasında metinde var olan kelimeleri anlamı bozulacak şekilde değiştirir veya yanlış okur (ve yerine ev, at yerine et, kara yerine para, kedi yerine dedi, tatil yerine tatlı, savaş yerine yavaş, kaçak yerine kabak, kasa yerine masa, Adem yerine adam gibi)
  • Okuma sırasında metinde olmayan kelimeler uydurur
  • Sesli veya içinden okumalarda metni parmakla veya bir nesne ile takip eder, sıklıkla okuduğu yeri kaybeder
  • Tanımadığı kelimeleri okumakta zorlanır / okuyamaz
  • Seri olarak okusa bile okuduğu metni anlamakta zorluk çeker, anlamak için tekrar okuma ihtiyacı hisseder
  • Soru ve talimatları yanlış okumaya bağlı sık hata yapar
  • Bir metni anlamak için başkalarının okumasına ihtiyaç duyar / başkası sesli okuduğunda daha iyi anlar
  • Bir metni anlamak için başkalarının okumasına ihtiyaç duyar / başkası sesli okuduğunda daha iyi anlar
  • Sesli okuma yapmaktan hoşlanmaz / sesli okumada zorlanır veya yapamaz
  • Harf, sayı veya kelimelerin hareket ettiğini, yer değiştirdiğini, silik veya parlak göründüğünü söyler

 Yazma güçlüğü bulguları nelerdir?

  • Yazı yazmaktan hoşlanmaz / yazarken çabuk sıkılır
  • Yaşıtlarına göre çok yavaş yazar. Yazma güçlüğü nedeniyle olabildiğince az yazı yazmaya çalışır
  • Yaşıtları ile karşılaştırıldığında yazısı eğik, çirkin ve/veya okunaksızdır
  • Kalem tutmakta zorlanır / kalem tutuşu sıra dışıdır
  • Yazım sırasında bazı harf veya rakamları birbirine karıştırır, ters yazar veya döndürür (b ile d ve p, n ile u ve m, d ile t, g ile ğ ve y harflerini, noktalı harfler ile noktasız harfleri, 6 ile 9, 3 ile 8, 2 ile 5 rakamlarını gibi)
  • Yazım sırasında harf, hece veya kelime atlar (yazmaz) veya fazladan harf ekler
  • Kelimeleri tersten yazar (ayna görüntüsü)
  • Yazım sırasında sıklıkla imla ve noktalama hataları yapar (büyük-küçük harf, noktalama işaretleri vb)
  • Yazı yazarken sayfayı düzenli kullanamaz. Satırı koruyamaz (satır kayması) veya satır bitmeden alt satıra geçer, satır atlar veya sayfanın bir bölümünü kullanmaz
  • Yazım sırasında harf ve rakamların şekilleri, oranları ve arada bıraktığı boşluklar uyumsuzdur
  • Çizgileri simetrik ve düzgün çizemez. Harflerin veya sembollerin çizgilerini eğri büğrü çizer
  • Not almada zorluk yaşar. Tahtada veya kitapta gördüğünü kopya etmede, deftere geçirmede zorlanır
  • Düşüncelerini yazılı olarak ifade etmede güçlük yaşar
  • Resim çizme konusunda yaşıtlarının ortalama becerisine sahip değildir

Matematik güçlüğü bulguları nelerdir?

  • Matematikten hoşlanmaz
  • Sayıların sırasını ve anlamını (büyük-küçük, az-çok) kavramakta zorlanır
  • Matematik işlemlerinde zorlanır. Yaşına uygun aritmetik işlemleri (dört işlem) gecikmeli olarak yapar veya yapamaz
  • Dört işlem yaparken eldeyi unutma, sayıları yanlış yerleştirme, basamakları kaydırma gibi hataları sıklıkla yapar
  • Toplama, çıkarma, bölme ve çarpma işareti gibi matematiksel sembolleri birbiri ile karıştırır
  • Zihinden işlem yapmakta zorlanır. Basit matematik işlemleri parmakları ile saymadan çözemez
  • Ritmik sayma ve çarpım tablosunu ezberlemekte zorlanır
  • Problem çözerken, sorulanı kavramakta zorlanır. Uygun çözüm yolunu geliştiremez / hangi işlemi yapacağı konusunda karar veremez
  • Paraların değerini öğrenmekte ve para hesabı yapmakta zorlanır
Doç. Dr. M. Şükrü PAKSU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ BULGULARININ BİR KISMINI TAŞIMAK HER ZAMAN DİSLEKSİYE SAHİP OLMAK ANLAMINA MI GELİR?

Hayır. Kişinin özel öğrenme güçlüğünde görülen bulgulardan birkaçına sahip olması onun disleksiye sahip olduğu anlamına gelmez. Disleksiye sahip olmayan birçok kişide bu bulgulardan bir ya da birkaçı değişik derecelerde bulunabilir. Disleksi tanısı özel öğrenme güçlüğü ile ilişkili bulguların bir kişide yoğun olarak bulunması ile koyulur.

 

Doç. Dr. M. Şükrü PAKSU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı

KENDİMDE VEYA ÇOCUĞUMDA DİSLEKSİ OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLAYABİLİRİM?

Özel öğrenme güçlüğü (disleksi) tıbbi bir tanımlamadır. Tanı ve/veya tedavi için bu konuda özelleşmiş uzmanlardan yardım alınmalıdır. Bununla birlikte günümüzde öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin ortak özelliklerinden yola çıkılarak bilimsel yöntemlerle hazırlanmış tarama testleri bulunmaktadır. Bu testlerle kendinizde veya çocuğunuzda özel öğrenme güçlüğüne ait bulgular olup olmadığını değerlendirebilirsiniz.

Özel Öğrenme Güçlüğü (Disleksi) Ebeveyn Tarama ve Çocuğunuzun Disleksi İçin Genetik Riskini Değerlendirme Anketleri için tıklayınız….

http://blog.konusancocuk.com/category/disleksi-tarama-testleri/

Doç. Dr. M. Şükrü PAKSU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları 
Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı

DİSLEKSİ, DİSGRAFİ VE DİSKALKULİ NEDİR?

Disleksi Nedir?

Disleksi; normal veya normalin üzerinde bir zekâya, yeterli sosyokültürel fırsata sahip olan bir bireyde okuma hızı, okumayı öğrenme, okuduğunu anlama ve anlatma becerilerinin yaşı, zekâsı ve aldığı eğitime kıyasla beklenenin gerisinde olmasıdır.

Disleksi en yaygın görülen özel öğrenme güçlüğü tipidir. Okuma güçlüğünün temelinde sesleri fark etme, çözümleme, harf ve hecelere dönüştürme, işitsel kısa süreli bellek ve hızlı isimlendirme sorunları vardır.  Disleksiye sahip bireylerin okuma kaliteleri düşüktür. Bu kişiler harf, hece veya kelimeleri tanımada, doğru ve akıcı olarak okunmada ve öğrenmede zorluk yaşarlar.

Disgrafi Nedir?

Disgrafi yazma becerisinde yetersizlikle kendini gösteren bir özel öğrenme güçlüğü türüdür. Yazı ve sayfa düzeni, yazının okunabilir ve anlaşılabilir olmasında sorun vardır. Disgrafiye sahip bireylerin yazı yazma becerilerinin yanı sıra resim yapma ve boyama becerileri de etkilenmiştir.

Diskalkuli Nedir?

Matematik işlem ve hesaplama becerilerinin etkilendiği bir özel öğrenme güçlüğü türüdür. Kağıt-kalem veya parmak kullanmadan basit aritmetik işlemlerin yapılması, çarpım tablosunun öğrenilmesi ve hatırlanması gibi becerilerde yetersizlik vardır.

Doç. Dr. M. Şükrü PAKSU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı

ERİŞKİN DİSLEKSİ ANKETİ

Yaklaşık her 10 kişiden birisi disleksi bulguları taşımaktadır. Tanı almamış ve uygun şekilde desteklenmemiş bireylerde disleksi genellikle okul başarısızlığına, işsizliğe ve özgüven kaybına neden olmaktadır.

Disleksi tanısı bu alanda uzmanlaşmış kişiler tarafından özel testler kullanılarak koyulmaktadır. Ancak erişkinlerin kendilerinde disleksi bulgusu olup olmadığını değerlendirmelerini sağlayan çok sayıda öz değerlendirme testi bulunmaktadır. Siz de disleksi bulgularını sahip olabileceğinizi düşünüyorsanız aşağıdaki sorulara cevap vererek kendinizi test edebilirsiniz.

 

Test Evet-Hayır şeklinde iki şıklı toplam 12 sorudan oluşmakta ve tamamlanması ortalama 3 dakika sürmektedir.

Erişkin Disleksi Anketine Başlamak İçin Tıklayınız….